HAFAKAN BASTIRAN ŞİİRLER

günberisi bakışlarla
bakıyorum şimdi ufka:
karman yolacıdır düşüm;
karıncamsı kıpırtıma,
kibirbilmez yokaşkıma,
haldenbilir karşıtduyguma..
işte bundan
yarım kalır ölüşüm, gülüşüm yarım ka-

bulutaşkım sarınarak yumuşaklığına
ayrıma gidiyor şimdi lodoslama :
yürürdüşüm! yürürdüşüm!
güler kah kah ayla
aşkın mühürdarına!
ve hayat günücüdür nasıl da
hemzaman duygulara!
işte bundan
yarımkalsın gülüşüm, ölüşüm yarım ka-

temmuz, 1994
vidi cor meum,*
sessiz çýğlýklar duydum.
anahtarý yitik odalarda
ýşıksız bakışlar gördüm.·
vidi cor meum,
kanırtılmış yaralar buldum.
eskimiş ak kağıtlarda
durulmuş aşklar okudum.
vidi cor meum, vidi cor meum!
bildiğim yolda kayboldum.

17.4.1994
*: yüregin derinliklerine indim.

oturursun ilk gençliğinin kucağına
susku bir kaşkol gibi sarar seni hızla
aşkın duyumsamaların çarpıcılığıyla
yol alırsın tutkunun tehlikeli yollarında
şaşarsın kendine
şaşarsın bu denli yanılmış olmana

bakarsın kayalarda parçalanan gün ışığına
acı, bir tokat gibi patlar bakışlarında
arzunun sınır tanımazlığıyla çökelirsin yaşadıklarının tekbaşınalığına
şaşarsın kendine
şaşarsın bu denli yanılmış olmana

toplarsın eteklerine anılarını usulca
olmazlık bir bıçak gibi parlar alnında
isteklerin dayanılmaz karşılıksızlığıyla tükenirsin yaralanışların onulmazlığında· şaşarsın kendine
şaşarsın bun denli yanılmış olmana

15.nisan.1994

 

tıkanır yüreğe giden yol
geçerken gözün dehlizlerinden
yörüngesini reddeder
felçli ayaklarını görünce gezegen
donuk, gerçekleşir katliam
sen dehşet anlarını yaşarken

baş taşa çarpar
saç takılır geçmişe
beden kaçar düşlere

aldatır korku
sessiz patikalardan denizeinmekisteyen bakışı durdurur anımsayış
dolunayın altın ışıklarında yıkanmayı
bilincin nikel rengiyle kamaşır
sevginin çarpılmış ağzı

baş taşa çarpar
saçtakılır geçmişe
beden kaçar düşlere

sessiz, eğilir baş
kapatarak saçlarıyla gözyaşlarını
ne arılar vardır artık
ne de ağaca asılı arı kovanı
damlar durur toprağın karanlık yüzüne
hayatın güleçbalı

baş taşa çarpar
saçtakılır geçmişe
beden kaçar düşlere

kan çekilir damarlardan
balmumundan çizgiler sarar alnı
güneşin o korkunçbakışlarına
yansır gecelerin yangını
bulanık duygular
siler kor köpükler saçan anlamazlığı

baş taşa çarpar
saçtakılır geçmişe
beden kaçar düşlere

16.nisan.1994

camdan bir us benimkisi
camdan olur
kırılgan yüreğin düşüncesi
gösterir gizlemesiz ötesini

camdan bir us benimkisi
camdan olur
unutmayan belleğin sezgisi
gösterir çekinmesiz sevgisini

camdan bir us benimkisi
korkunçolur
camdan usun ölmesi
"kıymık alın canımdan" der gülümsemesi

31.3.1994

HAFAKANLAR BASTI !

yürünecek yollar var bekleyen beni
sen bekleme sevgilim
istediğin gibi sevemem seni
git başını alıp uzaklara
götür bu 'sonsuz' sevgiyi

hiçgörmedi gariban!
görsün serabi çölleri
ben gelemem sevgilim
ufukları sonsuz denizler
ve gümüşten bir ay seli bekler beni
bağışlamasan da olur beni
senden çok sevdiğim için
özlemini duyduğum 'şeyler'i
senin kendi özlemlerini sevdiğin gibi.
ne olacağı belli ey sevgisiz sevgili!
bir özlemin gerçekleşmemesi
gerçekleşirken diğeri:
sen beklersen beni.

16.1.1994

emin olunamayacak duygular vardır karşılığı olup olmadığı bilinmez sorulmadan ne hissediyorsan bana
odur hissettiğim sana
ve her ne ise yaşanır
sormaya gerek kalmadan
beynimde anlamını çoktaan yitirmiş bir silgi
siliyor kendini koyvermenin güzelliğini
belleğim pek te becerikli müdürler gibi
savunuyor kendisine ait olmayan hüzünleri
belleğim dikiyor karşıma sorudan çitlerini :
"yaşadıkların peki yaşadıkların peki?"
yüreğim cevap veriyor :
"bana ait değildi bana ait değildi.."
bir kez daha kaldır başını ve bak, haydi!
bütün eskileri yenileyen direnmekti hani?
koyver gitsin öyleyse, koyver kendini!
ve coşku evcil kılsın yeniden sevgiyi
25.4.1994

beynim bir jöle gibi titriyor düşününce 'birlikte'yi
beynim bir ekran gibi kayıyor hissedince sevgiyi
beynim bir sayaç gibi sayıp döküyor geçmişini

ama başkalarının suçunu ödüyor suçu olmayan!?
yanlış dokunuşların acısını yaşıyor
henüz dokunmamış olan ?
ve zeka kıpırdatanın hediye ettiği ürkekliği yaşıyor
bilgiyi birliktede kullanmayan.

coşkum bir tükürük gibi sarkıyor bugünümden
coşkum bir köpek gibi kaçıyor gözlerimden
coşkum bir silah gibi vuruyor yüreğimden

ama çamurlu ayaklarıyla gelenin pisliğini temizliyor
çantasında misafir terliği taşıyan !?
ve zeka kıpırdatanın hediye ettiği ürkekliği taşıyor
bilgiyi birliktede kullanAmayan.

hey beceriksiz fahişe yüreğim
benim kim inanır hala bakire olduğuna senin
hey iğdişli delik deşik sevgim benim
kim bilebilir billurlaştığını senin

hey yalıtılmış isyancı yüreğim benim
kim inanır henüz yenilmediğine senin
hey örümcek tutmuş sevgim benim
kim bilebilir sahipsizliğini senin

hey varolamayacak kadar dürüst yüreğim benim
kim inanır yaşamına egemen olmak istemediğini senin
hey diline uyumayı öğreten yüreğim benim
kim bilebilir tek yüzün olduğunu senin

hey sabit ve sessiz yüreğim benim
kim inanır kirletilememişliğine senin
hey keçi bıktıran inatlı yüreğim
kim bilebilir istemediğini yapmayacağını senin

hey yüreğim hey heeey yüreğim
kim bilebilir kimseyi yormayacağını senin
25.4.1994